Diyarbakır’ın Manevi Hafızasına Sahip Çıkmak

Süleyman Camii, 27 sahabe mirası ve 2009’da başlayan anlamlı bir girişim

Bazı şehirler vardır; tarihleri yalnızca taşlarında ve surlarında değil, manevi hafızalarında da yaşar. Diyarbakır, bu şehirlerin en önemlilerinden biridir.

Tarihî Sur ilçesindeki Süleyman Camii, Diyarbakır’ın İslam tarihi açısından taşıdığı önemin en güçlü sembollerindendir. Cami ve çevresinde 27 sahabenin kabir veya makamlarının bulunduğuna dair köklü bir inanç ve gelenek bulunmaktadır. Bu yönüyle Süleyman Camii, yalnızca bir ibadet mekânı değil, Diyarbakır’ın İslam dünyasıyla olan tarihî bağının da önemli bir simgesidir.

2009’da başlayan girişim

5 Ekim 2009 tarihinde Milli Gazete’de yayımlanan bir haber, Diyarbakır’daki sahabe mirasına dikkat çekti. Bunun hemen ardından, 6 Ekim 2009’da iş insanı Abdulselam Güleç, dönemin Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’a müracaat ederek bu tarihî ve manevi mirasın korunması ve tanıtılması için çalışma yapılmasını istedi.

Güleç, konunun yalnızca belediye ile sınırlı kalmaması; Büyükşehir Belediyesi, Valilik, Kültür Bakanlığı ve merkezi hükümet nezdinde de girişimlerde bulunulması gerektiğini savundu.

Bu görüşmede Demirbaş’ın, belediyenin muhalif bir belediye olması nedeniyle istimlâk ve restorasyon için devlet kaynaklarından yeterli destek bulmanın zor olabileceğini ifade ettiği aktarılıyor.

Güleç’in cevabı ise dikkat çekiciydi:

“Devlet para vermese de biz bu parayı buluruz. Suudi Arabistan ve Kuveyt Evkaf Bakanlıklarıyla görüşür, gerekli kaynağı bulmak için elimden geleni yaparım.”

Bu söz, onun için asıl meselenin kaynak değil, tarihî ve manevi mirasa sahip çıkmak olduğunu gösteriyordu.

Erdoğan Bayraktar ve tarihî Sur

Bu sürecin önemli isimlerinden biri de dönemin TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar oldu.

Ekim 2009’da TOKİ, Diyarbakır Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Sur Belediyesi arasında, Sur’un tarihî çevresinin korunmasına yönelik bir protokol imzalandı. Böylece tarihî Sur’un korunması daha geniş kapsamlı bir kamu çalışmasının konusu haline geldi.

Rektör Yardımcısı  İbrahim Hüseyni'den Gazete Cemiyetine ziyaret
Rektör Yardımcısı İbrahim Hüseyni'den Gazete Cemiyetine ziyaret
İçeriği Görüntüle

Bu hikâyede üç isim farklı sorumluluklarıyla öne çıkıyor:

Abdulselam Güleç: Manevi mirasın korunması için çağrı yapan iş insanı.

Abdullah Demirbaş: Çağrının muhatabı olan dönemin Sur Belediye Başkanı.

Erdoğan Bayraktar: Dönemin TOKİ Başkanı olarak tarihî Sur’un korunmasına yönelik çalışmalarda yer alan isim.

Geçmişe vefa, geleceğe miras

Bugün geriye dönüp baktığımızda, 2009 yılında atılan bu adımın temelinde çok önemli bir düşünce olduğunu görüyoruz:

Bir şehrin tarihine ve manevi mirasına sahip çıkmak, o şehrin geleceğine sahip çıkmaktır.

Süleyman Camii ve çevresindeki sahabe mirası, Diyarbakır’ın yalnızca yerel değil, İslam dünyası açısından da taşıdığı tarihî değerin önemli bir parçasıdır.

Bu nedenle söz konusu mirasın bilimsel kaynaklarla araştırılması, korunması ve doğru biçimde tanıtılması büyük önem taşımaktadır.

Abdulselam Güleç’in 2009 yılında ortaya koyduğu girişim de bu anlayışın anlamlı bir örneği olarak hatırlanmayı hak ediyor.

Çünkü bazı insanlar yalnızca kendi dönemleri için değil, kendilerinden sonra gelecek nesiller için de iz bırakırlar.

Ve Diyarbakır’ın manevi hafızası, gelecek nesillere bırakılması gereken en kıymetli emanetlerden biridir.
Selam ve Dua ile
Abdulselam Güleç