FENERBAHÇE-GALATASARAY MAÇI MI, YOKSA ÜŞÜYEN GÜNEŞ FİLMİ Mİ?
10 Ocak 2026 günü saat 19 00’ da İdil Belediyesi konferans salonunda İdilli bir gencimizin bir yılın dört mevsimini içine alacak şekilde son filmi Üşüyen Güneş’ingalasını gösterime sundu. Evvela bu İdilli gencimiz Murat Ferhat Akay’ı gayretlerinden dolayı kutluyorum. Kıt imkanlara rağmen bu denli başarıları takdire şayandır. Neden kıt diyorum çünkü filmin tamamını cep telefonuyla çekmiş. Filmin galasına beni de davet etmişti sağ olsun. Daha doğrusu İdilli hemşerilerinin kahir ekseriyetini davet etmişti. Bu çalışmasını bizlerle, İdilli hemşerileriyle paylaşmak istemişti elbette. Bu bir yıllık emeklerini görmemizi, takdir etmemizi istemişti haklı olarak.
İdil Belediyesi filmin galasına gelecek misafirler için çay, meyve suları ve pasta ikramında bulundu, salonu tertemiz bir şekilde hazır hale getirmişti. Birkaç belediye çalışanını o gece için isdihdam etmişti. Ayrıca İdil Belediyesinin meydandaki billboarda filmin görselini koyması güzel bir hediye bizim genç senarist için. Mükemmel bir organizasyon. Şahsım adına İdil Belediyesini takdir ediyorum.
İdilli Murat Ferhat Akay’ın çekimini yaptığı 90 dakikalık filmi İdil Belediyesinin ikramlarından sonra seyretmeye başladık. 90 dakika boyunca keyif aldığım bir film seyrettim. Üşüyen Güneş filminin bir kısmı İdil’de, diğer bir kısmı da İstanbul’da çekilmiş. Dramatik bir senaryosu var. Film gayet profesyonel bir izlenim arz ediyor. Gerek İdil’in merkezinde,gerekse doğa harikası ile meşhur Dicle nehrine nazır Baféköyünde ve İdilimizin taş evleriyle meşhur ayrıca Devlet tarafından sit alanı ilan edilen Kiwex köyü ve etrafındaki meşe ormanlarında harmanlanarak çekilmiş. İstanbul kısmı da kadim şehrin en tarihi yerleri olan Galata Kulesi, Kız Kulesi ve Galata Köprüsünün bulunduğu semtlerde çekilmiş. Yani demem o ki Senarist Murat Ferhat Akay hiçbir fedakarlıktan çekinmemiş.
Yazımızın başlığına dönecek olursak; hani demişim ya Fenerbahçe-Galatasaray maçı mı, yoksa Üşüyen Güneş Filmi mi? Bu başlığa biraz açıklık getirecek olursak konferans salonunda yerimize oturduktan sonra etrafa bir göz gezdirdimve maalesef hayal kırıklığına uğradım. İçimden dedim yine deİdilliler gelir, gecikseler de gelirler ve gelmelerini temenni ettim. Daha doğrusu senarist ve diğer oyuncularda beklediler.Film saat 19’da başlayacaktı biraz daha bekleyelim, gelirler umuduyla 19.30 erteledıler ama salondakilerin üzerine eklemeler, artılar olmadı. Meğerki o saatlerde Fenerbahçe-Galatasaray maçı varmış! Tabi ki biz birilerinin maç seyir etmelerine karşı değiliz. Hepimiz maç seyrediyoruz, ama bu İdilli kardeşimizin bir yıllık emeğinin ürünü olan “Üşüyen Güneş” filmini bir maça feda etmemeliydik. Bu maçı bilahare banttan seyredebilirdik. Ama bizim o salonda bulunmamız, bu filmi çeken başta Murat Ferhat Akay ve filmde oynayan diğer oyuncuları elbette onure edecekti. Daha çok eserler yapmaları için kamçılardı, şevke getirirdi gençlerimizi. Filmin sonundaMurat Ferhat Akay rol alan arkadaşlarını sahneye davet etti. İnan hepsini o üstün gayretlerinden dolayı ve büyük azimlerinden dolayı ayakta alkışladım. Yanlarına gittim. Tek tek hepsini kutladım tebrik ettim. Bunu da kendimde bir vazife olarak kabul ettim. İçimden dedim ki keşke bu salon hıçahınç insanlarla dolu olsaydı.
İdil tarihinde ilk defa bir gencimiz kıt imkanlarıyla, bir cep telefonuyla profesyonelce filmler çekiyor. Bu filmler: “Gölge Yanım, Um Otizm Farklı Renkler, Ruhun Hapsi 1, Ruhun Hapsi 2, Fısıltı, At Gözlüğü ve Üşüyen Güneş. Bu gencimize en azından manevi bir destekle motive etmemiz gerekir kanaatindeyim. Son filminde ki bir yıllık çalışmasını bir gala ile İdilli hemşerileriyle paylaşmak istiyor. Ama maalesef çok az davetli geliyor. Büyük bir kısmı davetli oldukları halde gelmiyorlar. Büyük bir kısmının gelmeme sebebi de maç zamanının aynı saatlere denk gelmesiymiş. Maçı filmin galasına tercih ediyorlar. Tabi ki insanların tercihlerine ipotek koyamayız. Lakin bir emekten bahs ediyoruz, bir sanattan bahs ediyoruz. Bu sanatı icra edenlerde, edende İdilli olduğu için manevi desteğimizin olması gerekir kanaatindeyim ve öyledir de.
Üşüyen Güneş filminde rol alan oyuncular: Murat Ferhat Akay, Dilara Kumsarı, Talat Akıl, Aziz Zeyneloğlu, Yunus Zeyneloğlu, Ahmet Çelik, Şefik Karaca, Faik Şavur, Ferhat Nas, Mesut Başkan, Deniz Özalp, Derya Dalmış, Sümeyye Oflaz, Bayram Kadooğlu, Selman Saçan, Kerim Tanış, Murat Savrum, Dr. Mathias Sari, Gülsüme Ay, Hediye Acar ve Sabahat Demir’e bu emeklerinden dolayı tebrik ediyorum. Nice başarılara tekrar tekrar imza atmaları dilek ve temennisi ile diyorum.

Yazarın çağrısını dikkate alarak yorum yazmak istedim. Murat Ferhat yaptığı iş İdil coğrafyasını aşan bir iş olduğu için çok önemsiyorum, önemsiyoruz, destekliyoruz. Medyada filmin fragmanlarını paylaştık, belediye gala için salon izni verdi. İdil’li gençler hepsi kara bilgilerlede olsa filmde yer alarak oynadı filme enerji katılar. Meydan da bulunan Led reklam panosunda filmin fragmanı gösterimde duruyor. Yani uzun sözün kısası Murat Ferhat Akay film çekim için idililerden ne istediyse idilliler karşılıksız bir şekilde kabul ederek katkı sağladılar. Bir kişi hariç. Murat Akay filmin senaristi Mehmet Emin Bozkuşa üşüyen güneş filminde nevzetin kahvesinde sohbet ederken, nar yerken bir rol vermek istedi, Bozkuş bey rolü kabul etmedi. Ben nasıl nar yerim, diyerek rol teklifini kabul etmedi. Oysa rol sanatsal bir durum olduğu için ayıplamamak gerekir. Rol almakta seçicilik olmaz. Sanatçı, yazar kişiler bu durumu daha iyi anlamaları lazım idi. Ama Emin bey sanattan gurur yaparak destek vermedi. Şimdi Fenerbahçe Galatasaray maçı banta izleyebilirsiniz diyerek spora başka bir bakış açısı getirerek film sahip çıkmak bence zor bir iş, doğru bir yaklaşım değil. Maçın heyecanı özeliği o anda maçı izlemektir. derbi maçın tarihi aylar önce belirlenmişti. Biz Murat Akay’a galanın ertlemesini ne kadar istedikse dahi ikna edemedik. Aslında Murat Akay seyirci kültürünü önemsemeli, taleplerini dikkate alması gerekirdi. İşin aslına bakılırsa halk önemsenmeli, filmin halkla buluşmasını doğru bir zaman da sağlanmalıydı. Eleştiriniz halka değil yönetmene olması gerekir. Ne aceleniz vardı bende anlamadım. Hem filimin galasını zamansız yaptığınız gibi zamansız bir yazıda kaleme alınca müdürüm sadece zamansız davranıyoruz.
KARA BİLGİLERLEDE OLSA?
Bu gençler azimle, istekle ve en önemlisi samimiyetle bu filmde rol almışlar. İnsan seyrederken bu çocukların İdil için önemli şahsiyetler olduğunu, gelecek vad ettiklerini anlıyor. Tabi Abdurrahman Nas filmi seyretmedigi için biz filmi seyrederken o önündeki barları yiyerek Fenerbahçe Galatasaray maçını seyrediyordu. Onun için kara kelimesini işkembeyi kübradan atmış. Bu filmi çeken çocuk İdil'li ve Abdurrahman da İdil'li bir gazeteci davet edildiği halde filmi maça kurban etti maalesef. Çok üzücü değil mi? Hem gazeteci olacaksın, hem İdil'li olacaksın, hemde davetli olacaksın ama koltuğuna yaslanacaksin Fenerbahçe Galatasaray maçını nar meyvesi eşliğinde seyredeceksin. İnan çok üzüldüm...