Masum Sönmeztürk

Bu isim, İdil'in eğitiminde çok önemli bir yere sahipti.  Bir markaydı. Sosyal hayatımızın fenomeniydi. ABC'den sonra gelen isimdi. Herkesin ağzındaydı. Binlerce gencin tanıdığı, elinde eğitim aldığı, sokakta gördüğün zaman Ceketimizin düğmesini ilikleyip başımızla selam verdiğimiz, eğitimin ceosu, idilin önemli şahsiyetlerinden Öğretmen Masum Sönmeztürk'tü. 
İdil'in kozmopolitik toplum yapısı nedeniyle eğitim alan, okumuş çok az kişi vardı. Beş bin nufüslü bir ilçe'de yerli olan öğretmenlerin sayısı 3'ü geçmiyordu. Köylerin nufüsüde hesaba katınca ilçemizin nufüsü 10 bini buluyordu. Masum hoca on bin nufüslü bir ilçenin eğitiminden adeta tek başına sorumluydu. İlkin mesleğine öğretmen, sonra lise müdürlüğü, daha sonra ilçe milli eğitim müdürlüğü derken uzun yıllar eğitimde İdil'e büyük hizmetleri oldu. Yerliydi. Gençleri tatlı sert davranışlarıyla okuttuyordu. Eğittiyordu. Öğrencilere çok Üniversiteler kazandırdı. İdil'li olması hasebiyle bütün İdil'i tanıyordu. Kimin annesi tandırda kaç ekmek yapmış biliyordu. Öğrencilerin ebevylerini biliyordu. İş yerlerine gider öğrencinin durumunu ailesine anlatır, bilgi verir, aileyi eğitime katardı. Akşamları kahveleri tarardı, öğrencilerin kahvelere gitmesini engellerdi. Evlerde öğrencilerin çalışıp çalışmadığını denetlerdi. İdil sinemasında ışıklar yandığı zaman Masum hocayı görürüz diye başımızı hemen kaldırmazdık. Çünkü her an göz göze gelebilirdik. Okul çatısında biten eğitim dışardada Masum Hocanın denetiminde devam ediyordu. Sokakta, evde, okulda kombike bir eğitim sürdürüyordu. İlçe Milli Eğitim Müdürü iken lise mezunu öğrencilerini hepsini yedek öğretmen olmasını sağlarken eğitimin dışında da öğrencilerine sahip çıkmayı elde bırakmıyordu. Bir çok öğrencinin memur olmasını sağladı. Eğitimin dışında da insanlara sahip çıkmayı elden bırakmadı. Kendisinden çok korkuyorduk. Disiplinli bir öğretmendi. Uzayan saçlarımızı makaslayarak çok keserdi. İstiklal marşı töreninden sonra onun önünde geçerek sınıfa gitmek öğrenciler için bir azaptı. O azap başka zamanlarda bize çok yararlı davranışlar olarak geri döndü.
Hocalarımız, Vehbi Kurt'un fült çalması bize hayatın melül yanını, Sezcan İkiz Matematik dersleri ile hayatın ne kadar karmaşık olduğunu, dört işlemlerin bile çözemiyeceğini, Metin Aygören, iletişimin ancak düzgün bir dil kullanıldığında daha rahat anlaşılacağını ifade ederken, güler yüzlü davranışları ile öğrencilerilerle arkadaş gibiydi. Zafer Kartal, kartal bakışları duruşuna kattığı karizmadan dolayı çoğu öğrenci onun gibi davranmaya çalışıyordu. Sait Hoca solcu davranışlarıyla kurduğu atölyede üretiği söylemlerle öğrencilerin gönlünde Sait Hoca olarak yerini aldı. Mehmet Islah imanı güçlü, ilişkileri kuvvetli bir hocamızdı, iki öğreti toplumumuzun yapısıyla uyuştuğu için öğrenciler çabuk sevmişlerdi Mehmet Hoca'yı. Ayten Hoca, İdil lise'sinde en dikkat çeken Öğretmenlerden biriydi. Hem öğretmenler, hem öğrenciler etrafında pervaneydi. İngilizce öğretmeni olması onu daha farklı kıllıyordu. Modern bir insandı. 
Cengiz Hoca, giyimiyle, gülüşüyle, Tarih dersini öğrencilerine çabuk sevdirdi. Dersi güzel anlatıyordu. Evlenmeden İdil'den gitmesi tüm öğrencilerini üzmüştü. İlişkilerde derdini fazla anlatamıyordu. Semih Konukçu, bir gününüzü bir kelimeyle anlatın, deyince hayatı nasıl bir çuvala koyacağız diye şaşırmıştık. Cümle cümle sıralamayın, öğreniğin ' bügün hayattan nefret ediyorum.' Stop. Bütün duygular bu cümlenin içinde zatten mevcut.. Demişti.. İlham aldım, doğru buldum, gazeticilik bu öğreti ile alakalı, gazeteci oldum. Zülfiye Hoca, özgüveni hepimize örnek olmuştu. Şadi Hoca, uğurluydu, dersleri bereketliydi, herkes dersten geçiyordu. Fikret Hoca çok doğaldı. Sınıfta rahat davranışlar sergilemesi öğrenciler tarafından yanlış anlaşılıyordu. Bazen sınıfta uyuya biliyordu. Tahta da bulunan öğrenci o günkü maçı anlatıyordu. Metin Malkoç, davranışları ile okulda farkındalık yarattı. Öğrenci ve öğretmen ilişkilerinde yeni bir eşik açtı. Herkes peşindeydi. Fizik dersi öğretmeniydi. Bize çok fazlaydı. Öğrenciler davranışlarını doğru algılamıyordu. Öğretmenlerle sıkıntılı ilişkilerimizi Metin hoca ilişkilerinde restore ediyorduk. Terapistti. Hepsi hayatta bize çok şey kattılar. Çok şey öğretiler. Emin İmrağ müdürümüz Çalış baban gibi eşek olma deyimiyle bizimle eğlenirdi. Bizde imla kuralın inceliğinde anlamı öğrenirdik. 
Masum Sönmeztürk branşı Kimya dersiydi. Öğrencinin kimyasını iyi biliyordu. İdil lisesi müdürüydü. İsimlerini saydığımız öğretmenlerle birlikte çok güzel işler yaptılar. Bizi eğittiler, okutular, bize değer verdiler. Emeklerini unutmadık. Emekli olduktan sonra'da ilişkilerimiz devam etti. Öğrencilerin durumlarını anlatırdım. İdil'den söz ederdim. Güncel bir konudan sohbetimize devam ederdik. Vefatı İdil'de derin bir üzüntü yarattı. Hocamızı, öğretmenlerimizi, verdikleri emekleri unutmadık. Mekanı cennet olsun. Onu unutmayacağız. Başta Mahsum Hoca'mız olmak üzere, isimlerini yazdıklarımız ve yazmadıklarımızla birlikte bütün öğretmenlerin, Öğretmenler gününü kutlu olsun. 

YORUM EKLE