İdil'in Eskisi kalmadı

İdil’in eskisi kalmadı. Süryani mahallesinin kerpiç evleri, çan sesinden sonra Pazar ayini, Melle Alladini’n ezan sesi, Seyid Bedio’nun Arabane, Haci kasane,Midyade demesi, Lahdo sineması, Besna Teyzenin cenaze töreninde salavat çekmesi, Rısko Hemşo kahvesinde ceketim kaldı türküsü, Mele Ğızo, Keşe Yusuf’un hoşgörü öyküsü, Banka şevitti diyenlerin keyif aldığı küfürler, küfür edeninde melanın döşeğini küfüründe kullanması, Hanna Kedorenin sarhoş hali, kerpiç evlerinin darıcık sokaklarında yılbaşı kutlaması yapılırken köpeklerden korkulması, elektrikler kesilince Abut’da küfür edilmesi, siktir mahallesi, mağallede futbol oynanması, Timur çeşmesinde elimizi yüzümüzü yıkarken, çeşmede sevgilileri ile buluşan aşıklar. Sefer amcanın kebabı şişe çekerken önce eline tükürerek işe başlaması, Abdullahe esmerenin ramazan ayında top patlatması, Hedoya mırtıbın sıra gecelerinde stran söylemesi, Süryanilerin höş görüsü, samimi davranışları, zanaatkârlığı, bağ ve bahçe işleri, kış aylarında metrelerce yağan kar. İdil Lisesi, Anafartalar İlköğretim okulunda eğitim anıları.” İki dükkan bir çarşı İdil İdil “ idil’e alay eden Cizreliler, “iki tane memuri çay” diyerek sınıf belirleyen kahveciler,Salih Bafeyİ, Mele Aladdin, Beşire Ziraate, Kirive Samo, Nuredino, Seyit Bedih, Haci Abuzzeyt, Şükrüye Fıllah, Sabri Sağ, H.Abdulaziz, Mele Aladdin,Şevki Çevrim, Seyitte Banda, Eshat Çin, Besna Teyze, Perihan Teyze, Tuma Karagöl’ün, Şeğmuse Melle'nin vefat etmeleri, Sosyal hayatın, ekonomik hayatın, sistemin biçimlendirdiği koşular arasında filizlenerek yeşeren davranışların, bu davranışların kahramanları olan İdilli insanların varlıkları eski İdil’i yarattı. Yaratılan idil’in çok güzel tadı ve davranışı vardı. Güvenli bir limandı. Yeşil ve bereketliydi. Bağdan, bahçeden gelen Süryaniler, bahçesi olmayan ailelere mutlaka payını kapıda verdikten sonra evine giderlerdi. Bugün eski İdil’den sadece coğrafya kaldı. Başka’da bir şey kalmadı.

Şimdiki İdil’de günün koşularının çemberinde şekil alarak zamanın akışında yosun tutarak ilerliyor. Kerpiç evler kalmadı. Beş katlı binalar Süryani mahallesinde yükselirken, kültürün izini taşıyan evler yok oldu. Meryem Ana kilisesinin papası yok. 20 Süryani vatandaş, 3 köy İdil’de kaldı. Şehir içi ulaşım hizmete girdi. İdil’in tarihinde ilk defa bir Bayan Belediye Başkanı seçildi. Siyasette yalan atmak kriter olurken, ilçe başkanları köyde oturan vatandaşlardan seçilmeye başlandı. Herkesin arabası var, herkes Avrupa’ya göç ediyor. İdil, gençleri elinde tutamıyor. Yolunu bulan Avrupa’ya kaçıyor. Dövizin yükselişi insanların morallerini etkilerken, insanlar tutunmak için başka yerlere savruluyor. Sosyal medyanın etkili olduğu İdil’de Yaşar,Agit sosyal medyada fenomen olurken, Hemede sağlık nedeniyle pek dışarı çıkmadığı görülüyor. Agit ayakkabı boyarken İdillilere hayat dersi veriyor. En çok Diş polikliniği açılırken, Eczane sayısı 10’u, İdil'li Avukat sayısı 25 geçti. Şırnak Şerafettin Havaalanı açıldı. Uçak Telela köyünü teğet geçerek piste iniş yapıyor. Milli Atlet Abdulselam İmük olimpiyatlarda Türkiye adına koşarken, Şener Özmen, Nudem Hezex daha onlarcası kitap yazarak  yazarlık dünyasında yerini alıyor. Hasip Kaplan, Selim Sadak  İdill’in ilk Milletvekilleri seçilirken , Prof. M.Nuri Nas Şırnak Üniversitesine Rektör olarak atandı. İdil lisesi, Anafartalar İlkokulu anılarla birlikte yıkılırken, Ziraat Fakültesi, İdil Meslek Yüksekokul İdil’de Eğitim hayatına başladı. İlçe merkezinin nüfusu bir türlü 30 bini bulmazken, yaşanan göçün önünü alınamıyor. İdil mevcut toplum yapısına 10 basamak geriden takip ederken, kendi kahramanını, fenomenini, kültürünü oluşturarak ağır bir şekilde ilerliyor.

Eskiyi ararken, yeniye uyum sağlarken, sistemi anlarken, sosyal medyada uyurken, Covid 19’un düzenine etapta olurken, doviz kuru hastalığına yakalanırken, hiçbir şey anlamadan gideceğimiz sadece kesin oluyor. Eskiden manaviyet, şimdi’de maddiyet moda iken, bu yaşamda yarın neyi giyeceğimizi bilemiyoruz.

YORUM EKLE
YORUMLAR
İbrahim Aslan
İbrahim Aslan - 3 hafta Önce

Değerli kardeşim İdil ilçesini çok güzel bir anlatım ile dile getirmişsiniz, eline, diline, yüreğine sağlık. Bende 1980-1992 yıllarında İdil Kaymakamlığında İlçe Yazı İşleri Müdürü olarak görev yaptığım İdil ilçesinin dostluğun, kardeşliğin, saygı ve sevginin, menfaat ve çıkarların olmadığı o güzelim yılları hiç unutmadım, her zaman o günleri anıyor ve özlüyorum.

Şükrü fidan
Şükrü fidan - 3 hafta Önce

Elinize ve yüreğine sağlık abim bu yazına ilave edilecek hiçbir şey bulamadım gerçekten eskiye yönelik hiçbir şey kalmadı bende İzmir de ikamet ediyorum idili okadar özlüyorum ki anlatamam ama geldiğimde birde okadar hayal kırıklığına uğruyorum çünkü eski dostlukları ve çocukluk arkadaşlarını görüyorsun bakıyorsun umudunu senden kesmiş senin istediğin o eski ilgi ve alakayı göstermiyor bu sefer ne oluyor biliyormusun sıkılmaya başlıyoruz ne acı insanın doğduğu büyüdüğü yer dar gelmeye başlıyor ve arkamıza baka baka kaçıyoruz ben bunları yazerken bile gözlerim doluyor içim yanıyor ben ne İzmir li olabildim nede idilli olabildim bundan daha açısı var mı acaba saygılarımla selamlıyorum abim

Mehmet Şükrü Aslan
Mehmet Şükrü Aslan - 3 hafta Önce

Ağzına gönlüne sağlık

M.EminBozkuş
M.EminBozkuş - 3 hafta Önce

Abdurrahman Nas güzel bir araştırma ile enfes bir anektod oluşturmuş.İdilin Süryani renkleri,İdilin eski kültürü ve İdilin halıhazırdaki sosyo ekonomik yapısını mükemmel bir şekilde kaleme almış.Akıcı bir yazı.Devamını bekleriz..

Şükrü fidan
Şükrü fidan - 3 hafta Önce

Elinize ve yüreğine sağlık abim bu yazına ilave edilecek hiçbir şey bulamadım gerçekten eskiye yönelik hiçbir şey kalmadı bende İzmir de ikamet ediyorum idili okadar özlüyorum ki anlatamam ama geldiğimde birde okadar hayal kırıklığına uğruyorum çünkü eski dostlukları ve çocukluk arkadaşlarını görüyorsun bakıyorsun umudunu senden kesmiş senin istediğin o eski ilgi ve alakayı göstermiyor bu sefer ne oluyor biliyormusun sıkılmaya başlıyoruz ne acı insanın doğduğu büyüdüğü yer dar gelmeye başlıyor ve arkamıza baka baka kaçıyoruz ben bunları yazerken bile gözlerim doluyor içim yanıyor ben ne İzmir li olabildim nede idilli olabildim bundan daha açısı var mı acaba saygılarımla selamlıyorum abim

Şükrü fidan
Şükrü fidan - 3 hafta Önce

Elinize ve yüreğine sağlık abim bu yazına ilave edilecek hiçbir şey bulamadım gerçekten eskiye yönelik hiçbir şey kalmadı bende İzmir de ikamet ediyorum idili okadar özlüyorum ki anlatamam ama geldiğimde birde okadar hayal kırıklığına uğruyorum çünkü eski dostlukları ve çocukluk arkadaşlarını görüyorsun bakıyorsun umudunu senden kesmiş senin istediğin o eski ilgi ve alakayı göstermiyor bu sefer ne oluyor biliyormusun sıkılmaya başlıyoruz ne acı insanın doğduğu büyüdüğü yer dar gelmeye başlıyor ve arkamıza baka baka kaçıyoruz ben bunları yazerken bile gözlerim doluyor içim yanıyor ben ne İzmir li olabildim nede idilli olabildim bundan daha açısı var mı acaba saygılarımla selamlıyorum abim

Ömer genç
Ömer genç - 3 hafta Önce

A Rahman bey dilinize kaleminize sağlık. İdil in geçmişini, eskisini okadar güzel anlatmışsınız ki ...takdir ve tebrik etmemek mümkün değil. Daha nice güzel yazılarınızda buluşmak dileğiyle....

Orhan ŞAMA
Orhan ŞAMA - 2 hafta Önce

VAllahi haklısınız abe