Cehennem Deresine bir gezi

 Cehennem Deresine bir gezi
Idil, Mardin ovasinin keyfini süren,etrafi baglarla çevrili,güneyinde gabar ve cudi güneyinde alem daği,etrafindaki köylerde şikeft denilen eski yerlesim alanlari , içinde timur çeşmesi ile binbir çehreli eski bir süryani _asuri kenti. 
Tüm çehrelerini ahenkle taşiyor. Daglik ve düzlük, aydinlik ve karanlik,kadim ve modern. Her gördüğümde, her ziyaretimde başka bir yüzünü gösterip, yeni heyecanlar yaşatiyor bana. 
Sümerlerden,hititlerden, babillere oradan helenlere, romalilardan osmanliya oradan bugüne ulaşan tarihini modern bir kentle harmanlamiş.
Idil, inanç tarihinde de önemli bir yer tutuyor. Der şemun, mor gabriel insani iki bin yil önceki rahip medreselerine kadar götürüyor. Cennet bahçelerini andiran cehennem deresi, kivrim kivrim akan dicle, alip binbir gece masallarina kadar götürüyor.Sehir merkezinde, bakimli yesil alanlar, kafeler, parklar,lokantalar civil civil.Idil'de olmak insana gerçekten mutluluk veriyor. Gölün kenarina doğru yol alirken,bağlarin üzerinden aksam günesi iniyor.Gölün kenarindaki kayalardan en büyüyünün üzerine tam otururken, sağ taraftaki evlerin birinden"Ahmedo" türküsü duyulmaya başladi. O güzellik karşisinda yapilacak en güzel sey kulağini şarkiya dikerken, gözler gün batiminda kizaran gölün sularina ve bağlara daliyor. Nusrettin adinda bir arkadaşimla cehennem deresine doğru ilerliyoruz. Sabahin ilk işiklariyla birlikte incecik bir sis cehennem deresinin etrafindaki yüksek tepelerin üzerini bir tül gibi kapliyor.
Güneşin ilk işiklari vurunca yemyeşil doğa masalimsi bir hal aliyor. Insana bildiklerini unutturuyor;Şaşirtiyor;ezber bozduruyor. Birkaç günümü meyve, sebze bahçelerinin içinde geçiriyorum. Orayi, benzersiz kilan ögelerden biri de işte bu. Doğanin cömertliği,ve coşkusu. Derin vadiler arasinda sessiz ve sakin süzülen Dicle. Burada geçirdiğim saatleri, günleri hayatin bana bir hediyesi olarak kabul ediyorum. Idil'e doğru yola çikmadan önce ihtiyaç duyduğum enerjiyi burada topluyorum. Botana özgü görüntüler ve hareketlilik yaklaştikça artiyor. Bir gece önce Dicle'nin tatli sularina, kumsala çok çabuk alişmiştim.Simdi sicak hava, sik trafik ve korna sesleri geri döndü. Barajin yakinundaki mesire alanina yaklastikca görüntüler, sesler ve kokularla duyulari canlandiran idil'in beni kendine bir kez daha bağladiğini,aramizdaki bağin biraz daha güclendiğini hissediyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Faik Arıç
Faik Arıç - 3 yıl Önce

Marhaba a Kerim savaş çok teşekkür ederim hayırlı gecenız olsun sızın yazınız okudum duygulandım çocukluğumu hatırladım konyadan selamlar memleket hasreti İdil’i olarak saygı sevgiyle hurmetle selamlıyorum sızları güzel İdil insanlara Allaha emanet olun şev baş haval